Hayata Dair

İki Bidon Su

Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi.
Son zamanlarda o kadar sık olmasa da, evlenmeden önce sık sık birbirlerini çok sevdiklerine dair ne kadar da dil dökmüşlerdi. Ama şimdilerde, küçük bir söz, ufak bir hadise aralarında orta çaplı bir kavganın çıkmasına yetiyordu.
Bir akşam oturup, ilişkilerini gözden geçirmeye karar verdiler. Her ikisi de, boşanmayı istememekle beraber, işlerin böyle gitmeyeceginin farkındaydılar.
Erkek, “Aklıma bir fikir geldi” dedi.
“Bahçeye bir agaç dikelim ve eger bu agaç üç ay içinde kurursa boşanalım. Kurumaz da büyürse bunu bir daha aklımızdan geçirmeyelim. Bu süre içinde de ayrı ayrı odalarda kalalım.”
Bu ilginç fikir hanımının da hoşuna gitti. Ertesi gün gidip bir meyve fidanı aldılar ve birlikte bahçeye diktiler.
aradan bir ay geçti.
Bir gece bahçede karşılaştılar.
Her ikisinin de elinde içi su dolu birer bidon vardı…

Tuzlu Kahve

Tuzlu kahve
Kıza bir partide rastlamıştı.. Harika birşeydi. O gün peşinde o kadar
delikanlı vardı ki… Partinin sonunda kızı kahve içmeye davet etti.
Kız parti boyu dikkatini çekmeyen oğlanın davetine şaşırdı ama tam bir
kibarlık gösterisi yaparak kabul etti. Hemen köşedeki şirin kafeye oturdular.
Delikanlı öyle heyecanlıydı ki, kalbinin çarpmasından konuşamıyordu.
Onun bu hali kızın da huzurunu kaçırdı… (daha&helliip;)

İkili İlişkiler…

Hayat bir tecrübe, tecrübelerde hayatınızda yediğiniz kazıklardan ibarettir derler ya galiba gerçek. Sevmek ile Âşık olmanın ne demek olduğunu, hayatın insanlara neler getireceğini bilmeden, hiç bilmediği ve yaşamadığı şeylerin arayışında olan insanların mutlu olabileceklerini sanmıyorum. Mutluluk nedir sizce? Bana sorarsanız bir ağabey iminde dediği gibi “Kanaat edebilmektir”  galiba. Çünkü elinizdekiyle yetinemediğiniz sürece mutlu olmanız epey zor.

Hayatı yaşadıkça bazı şeyleri görmeye başlıyorsunuz belki de görüyor ama kabullenmek istemiyoruz başlarda, ama yaşayınca ve çevremden de görünce artık değerlendirme şansım kalmıyor doğruları. İkili ilişkiler aslında çok kolay ve bir o kadar da zor. Bu tamamen sizin beklentilerinizle alakalı gibi görünse de aslında her şey sizin dışınızda gelişiyor. Biri var diyelim hoşlanıyorsunuz ve eğer duygusal bir insansanız ona açılmadan onu sevmeden önce düşünmeniz ya da bilmeniz gereken şeyler var. (daha&helliip;)

En İyisini Ararken Ömür Geçer

Zamanın birinde bir kasabada yaşayan dünyalar güzeli bir kız varmış.. Bu kız öyle güzelmiş ki çok uzak şehirlerden ve ülkelerden çok zengin, çok yakışıklı, asil pek çok delikanlı onu görmeye gelirmiş.. Kendisiyle evlenmek isteyen nice prensi nice şovalyeyi reddeden güzel kız kimseleri beğenmezmiş…

Bu arada aynı kasabada yaşayan ve bu kıza aşık olan genç bir delikanlı da bu kızı istemiş… Ama kız onu da reddetmiş…

Aradan uzun yıllar geçmiş.. Bizim delikanlı kasabadan ayrılmış…Kendine başka bir hayat kurmuş ve evlenmiş, çoluk cocuğa karışmış… Birgün yolu bir zamanlar yaşadığı güzel, küçük kasabaya düşmüş..

Orada tanıdık birine rastladığında aklına bir zamanlar orada yaşayan dünyalar güzeli kız gelmiş ve ona ne olduğunu sormuş… Yaşlı adam önünde gül bahçesi olan bir evi göstererek kızın evlendiğini söylemiş.. Bizimki bir zamanlar herkesi reddetmiş olan kızın kocasını pek merak etmiş…

Bir gün gizlenip kocasını evden çıkarken görmüş… Kızın kocası şişman, kel ve çirkin mi çirkin bir adammış… Üstelik zengin bile değilmiş.. Çok merak eden adam kocası gittikten sonra evin kapısını çalmış.. Kız kapıyı açınca kendini tanıtmış ve neden böyle bir adamla evlenmiş olduğunu sormuş.. Kız da ona arkasındaki gül bahçesinden en güzel gülü koparıp getirirse cevabı vereceğini bu arada tek şartının bahçede ilerlerken geriye dönmemesi olduğunu söylemiş…

Adam da bunun üzerine yüzlerce güzel gülün olduğu bahçede ilerlemeye başlamış… Birden çok güzel sarı bir gül görmüş.. Tam ona doğru eğilirken biraz ilerde kocaman pempe bir gül gözüne çarpmış… Tam ona uzanırken daha ilerde muhteşem güzellikte kırmızı bir gül goncası görmüş…

Derken bir de bakmış ki bahçenin sonuna gelmiş ve mecburen oradaki bir gülü koparıp kıza götürmüş… Bahçenin en güzel gülünü getirmesini beklerken kız bir de ne görsün yaprakları solmuş cılız bir gül..
Bunun üzerine adama dönen kız şöyle demiş “Bak gördün mü? Her zaman daha iyisini bulmak isterken ömür geçer ve sen en kötüsüne razı olmak zorunda kalırsın.. Bu yüzden gençlik elden gitmeden elindekiyle yetinebilmeyi öğrenmek gerekir…

Ülkenin Aciz Firmaları

Türkiye adı büyük ama içi küçük kafalı insanlarının yönettiği firmalarla dolmuş ve sanki birinin yaptığı doğru bir şeymiş gibi hepside birbirlerini taklit eder bir durum almışlar. Lafa geldiğinde mangalda kül bırakmazlar biz şöyle kurumsalız, böle değer veriyoruz personelimize derler sonra bilgili personel bulmada sorun yaşıyoruz diye ağlarlar yok efendim ülkede bilişimci genç sayısı az diye veryansın ederler. İnsan sormadan edemiyor ne kadar isteklisiniz bu ülkedeki gençlere değer verip onların ellerinden tutup hep beraber bir yerlere gelmeye.

(daha&helliip;)

Yaşamak Zor Zanaat

Neyin mücadelesini, kavgasını veriyoruz anlamıyorum hayatı çekilmez hale getiren biz insanlarız aslında Allahın kuluna yapmayacağı şeyleri biz insanlar birbirimize yapıyoruz ve sonrada bundan şikayetçi oluyoruz. Son zamanlarda bakıyorum da yaşamak için gerçekten şanslı olmak lazım. Hele bir de hayatla erken yaşlarda yüzleştiyseniz vay halinize. 

(daha&helliip;)